Erkek arkadaşlarıma açık mektubumdur

89262db33777ad7c676cb54f8cab4e9d

Ailesinin affını dileyerek bu yazımda onun adını geçireceğim. Özgecan Aslan arkadaşımızın kelimelere dokülmesi dahi zor bir şekilde katledilmesiyle Türkiye’de kadına karşı şiddet ya da kadına karşı katliam bir kez daha gündemde. Kadına karşı şiddet global bir sorun sadece Türkiye’nin sorunu değil. Özgecan ne bir ilk ne de bir sondu. Dilerim ki Özgecan Aslan bu ülkede bir infial bir duyarlılık yaratır ve somut adımlar atılır. Ama dilemek yetmez.

Biz kadınlar yıllardır kadına karşı şiddetin önüne geçmek için çabalıyoruz zaten. Peki değişen nedir? Hiçbir şey. Peki bu şiddet kadına uygulanıyor diye bu sadece kadın sorunu mudur? Hayır. Zaten asıl bu olayların önüne geçilememesinin bir nedeni de kadınların kendi aralarında direnmeleri ve erkek dünyasını etkileyememeleri. Erkekler de tepki gösteriyorlar ama sadece öfke cümlelerinin ötesine geçemiyorlar. Çünkü ister istemez beyinlerimize bu bir kadın sorunu olarak işleniyor. Ve erkekler de konu dışı kalıyorlar.

Aslında ben burada en çok erkek arkadaşlarımın bu konuya sahip çıkmasını istiyorum. Kadınlardan da çok. Onların bu sorunla ilgili kadınlardan çok daha önemli bir yol kat edeceğine inanıyorum. Özellikle bizim ülkemizde hepimizin farkında olduğu gibi kadınlar, hemcinslerine destek olmak istediğinde duyarlılık yaratmak çalıştığında, erkek düşmanı, anne olmak istemeyen bambaşka yaratıklarmış gibi gösterilip susturulmuya çalışılıyorlar. Ve asıl sorunun kaynağı olan erkek dünyası tarafından görmezden geliniyor, ciddiye alınmıyor. Ancak erkekler biz kadınların kurduğunda ciddiye alınmadığı bir çok cümleyi kurabilirler. Bu noktada yazımın da başlangıç noktası olan Jackson Katz’ın Teds konuşmasından alıntı yapmak istiyorum.

“..Mesela, kadınların olmadığı bir ortamda poker oynayan, konuşan, hoşça zaman geçiren bir erkek grubu içinde bulunan bir erkekseniz, ve başka bir erkek bu ortamda cinsiyetçi ya da kadınları aşağılayıcı veya taciz edici nitelikte bir şey söylerse, buna gülmek ya da bunu duymazlıktan gelmek yerine “Pardon, bu komik değil” diyebilecek erkeklere ihtiyacımız var. “Bu söz ettiğin kişi kız kardeşim de olabilirdi, şakalarını başka bir konuda yapsan veya başka bir şey hakkında konuşsan olur mu? Bu tür konuşmalar hoşuma gitmiyor.” Aynı şu örnekteki gibi: beyaz ırka mensup bir kişiyseniz ve beyaz ırka mensup başka bir kişi ırkçı bir yorum yaparsa başka beyazların bu ırkçı lafı keseceğini umarız. Tıpkı heteroseksizmde olduğu gibi, eğer heteroseksüel bir insansanız ve bizzat kendiniz farklı cinsel yönelimleri olan insanlara karşı tacizci veya istismar edici davranışlar sergilemiyorsanız, ama bunu yapan diğer heteroseksüel insanların yüzlerine karşı bir şey de söylemiyorsanız o zaman bir yerde sizin sessiz kalmanız da bu tacize rıza göstermeniz ve suça ortak olmanızla eşanlamlı değil midir?..”

“…Martin Luther King’in kısa hayatında söylediği birçok harika şey arasında şu söz de vardı: ‘Her şeyin sonunda, canımızı en çok acıtacak olan, düşmanlarımızın sözcükleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.’ Kadınlara ve çocuklara yönelik erkek şiddetinin bu devam eden trajedisi konusunda erkek kültürüne maalesef büyük bir sessizlik hakim, öyle değil mi? Bu konuda çok büyük bir sessizlik var. Söylediklerim şundan ibaret: bu sessizliği bozmamız gerekiyor ve bunu yapmak için daha çok erkeğe ihtiyacımız var. Bu meseleleri derinden önemseyen o kadar çok erkek var ki… Ama derinden önemsemek yetmez. Suç ortağı niteliğindeki sessizliğimizi bozmak ve birbirimize meydan okumak için, kadınların karşısında değil, yanında yer almak için daha çok babayiğite, cesaret, güç ve ahlaki dürüstlüğe sahip daha çok erkeğe ihtiyacımız var.”

İlyas Salman kadın kiyafeti giyip kadına karşı şiddete karşı bir performans gerçekleştirdiğinde haber kanalları hafif alaycı gülümseme tonuyla haber yaptı. Oysa ki hakikaten liderlik edecek bir davranıştı. Kaçınız duydunuz? Diğer ülkelerde de erkekler organize olarak bu tür eylemlerde bulunarak kadına karşı şiddete dikkat çekiyor.

cbd128f9149066a441a84b260a61fe1b

Umarım bu hassas konuda kimseyi incitecek gücendirecek bir cümle kurmamışımdır. Bu soruna erkeklerin katılımı konusunda sizin düşünceleriniz nedir?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *